UV-C Ultraviyole Su Sterilizasyon Cihazı

UV-C Ultraviyole Su Sterilizasyon Cihazı

UV Lamba teknolojisi ile su ve havanın dezenfeksiyonu, 254nm dalgaboylu UV-C ışınları kullanılarak sağlanır. Bu ışınlar mikroorganizmalar ile temas ettiklerinde, DNA’larına “fotooksidasyon” yoluyla hasar vermektedir. DNA’sı tahrip olan canlının üreme dahil tüm hücre faaliyetleri durur ve hücre ölümü gerçekleşir.

 

UV dezenfeksiyonu için geliştirilmiş cihazlar, 254 nm dalgaboylu UV-C ışınları üreten özel UV lambalarla donatılmıştır. Dezenfekte edilecek su bu cihaz içinden akarken yoğun şekilde UV ışınlarına maruz kalmakta, su içindeki mikroorganizmalar (virüs, korona virüs, bakteri) etkisiz hale gelmektedir. UV cihazlarının seçiminde, dezenfekte edilecek suyun fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri ile anlık su debisi en önemli parametrelerdir.

 

Doğru tasarlanmış ve kapasitesi uygun bir UV cihazı, montaj noktası da uygun belirlenmiş ise, istenmeyen yan etkiler oluşturmadan güvenli bir su dezenfeksiyonu sağlayabilmektedir. Cihazda kullanıcıyı zamanında uyaran ölçüm/kontrol donanımları bulunmalıdır. Verimin devamlılığı için gereken bakımlar yapılmalı, ömrünü tamamlayan UV lambalar zamanında yenilenmelidir.

 

GENEL BİLGİ TÜR KULLANIM ALANI MODEL ETKİ ALANI
Polietilen (HDPE) Ultraviyole Su Dezenfeksiyon Reaktörü Su Dezenfeksiyonu Şehir Akvaryumları
Balık Çiftlikleri
Midye ve İstiridye Çiftlikleri
UVP-5 5m³/h
UVP-10 10m³/h
UVP-15 15m³/h
UVP-20 20m³/h
UVPA-25 25m³/h
UVP-30 30m³/h
UVP-45 45m³/h
UVPA-60 60m³/h
UVPA-80 80m³/h
UVPA-100 100m³/h
UVPA-125 125m³/h
UVPA-150 150m³/h
UVPA-200 200m³/h
UVPA-300 300m³/h
UVPA-400 400m³/h
UVPA-800 800m³/h
UVPA-1000 1.000m³/h
Paslanmaz (304L) Ultraviyole Su Dezenfeksiyon Reaktörü Su Dezenfeksiyonu Tatlı Su Balık Yetiştiriciliği
Atık Su Arıtma Tesisi
İçme Suyu Arıtma Tesisi
Su Depoları
Yoğuşma Üniteleri
Topraksız Tarım Sektörü
Tarım Sektörü (Seralar)
Fabrikalar
GF-50 0,5m³/h
GF-105 1,5m³/h
GF-305 3m³/h
GF-505 5m³/h
GFS-110 10m³/h
GFS-115 15m³/h
GFS-120 20m³/h
GFS-125 25m³/h
GFS-130 30m³/h
GFS-140 40m³/h
GFS-150 50m³/h
GFS-160 60m³/h
GFS-180 80m³/h
GFS-200 100m³/h
GFA-300 20m³/h
GFA-600 40m³/h
GFA-900 60m³/h
GFA-1200 75m³/h
GFA-1900 115m³/h
GFA-2400 150m³/h
GFA-3600 225m³/h
GFA-7200 400m³/h

ULTRAVİYOLE IŞINLARI İLE SULARIN DEZENFEKSİYONU

Doğadaki su kaynakları içme ve kullanma suyu olarak yerleşim bölgelerindeki insanlara ulaştırılmadan önce özel şirketler veya kamu kuruluşlarınca işletilen “içme suyu arıtma” tesislerinde çeşitli arıtma işlemlerinden geçirilir. Şartlara bağlı olarak sanayi kuruluşları da ihtiyaç duydukları temiz suyu gerektiğinde çeşitli doğal kaynaklardan temin eder, kendi su arıtma tesislerinde istenen kaliteye getirip kullanırlar. Ne tür bir arıtma tesisi olursa olsun, kapsamında “dezenfeksiyon” işlemi mutlak yer alır.

UV-C ışınlarının dezenfektan etkisini su arıtımında kullanmaya yönelik çalışmalar 19. yy sonlarına dayanır. İhtiyaç duyulan UV-C ışınlarını sentetik olarak üreten civa buharlı UV lambalar 20. yy başlarında keşfedilmiş ve dünyanın ilk UV su dezenfeksiyon sistemi 1910 yılında Marsilya - Fransa’daki arıtma tesisinde devreye alınmıştır. Fakat birkaç yıllık işletmeden sonra uygulama durdurulmuş, yerine daha kolay ve ucuz olması nedeniyle klorlama uygulaması getirilmiştir. Gelişen teknoloji ile birlikte UV lambalar daha etkili ve ekonomik hale gelmiş, her kapasitede UV  dezenfeksiyon cihazları üretilebilmiştir. 1950’li yıllardan itibaren UV ışınları ile su dezenfeksiyonu hızla yaygınlaşmış ve günümüzde standart ve güvenilir bir uygulama halini almıştır.

 

ETKİ MEKANİZMASI

Doğada UV ışınlarının kaynağı güneştir (Şekil-1). Güneşten atmosferimize ulaşan UV-A (315-…-400 nm) ve UV-B (280-…-315 nm) ışınları yeryüzüne kısmen ulaşabilir. Bu ışınlar aşırıya kaçılmadıkça insanlar açısından faydalıdır, örneğin vücudumuzun D vitamini sentezi yapmasını veya cildimizin bronzlaşmasını sağlar. Buna karşın dezenfektan etkisi olan güçlü UV-C (200-…-280 nm) ışınları ozon tabakası tarafından büyük oranda emilmekte ve yeryüzüne ulaşamamaktadır. Aksi halde bu ışınlar mikro yaşamı yok edecek, dünyada insan dahil hiçbir canlının gelişmesi mümkün olmayacaktı.

Mikroorganizmaların (virüs, patojen, korona virüs COVID-19, bakteri) DNA’sı üzerinde en fazla tahribata yol açan UV ışınları 240 ila 280 nm aralığındaki UV-C ışınlarıdır. Eğrinin pik noktasında yaklaşık 253 - 256 nm dalga boylu ışınlar için etki en üst noktaya ulaşır.

Bu etki kısaca şöyle açıklanabilir: Yaklaşık 254 nm dalga boylu yüksek enerjiye sahip UV-C ışınları mikroorganizmaların hücre zarından içeri süzülür ve DNA’yı oluşturan başta “Timin” adlı nükleik asitler tarafından absorbe edilir. Bu enerji transferi sonucu DNA zinciri bir çok noktasından tahrip olur. DNA’sı bozulan canlının üreme dahil tüm hücre faaliyetleri durur ve hücre ölümü gerçekleşir. (Şekil-2)

 

UV Lambalar UV Işınlarını Nasıl Üretir?

Günümüzde su dezenfeksiyon cihazlarında kullanılan UV lambalar “civa buharlı” tiptedir. Dayanıklı kuvarstan imal cam tüp şeklindeki UV lambanın içinde özel inert bir gaz ve katı formda civa mevcuttur (gelişmiş UV lambalarda “amalgam” veya “indium-amalgam” alaşımları vardır). Lambanın her iki ucunda elektrodlar bulunur ve özel tasarım enerji kaynakları (elektronik balast) ile beslenir. Öncelikle inert gaz ısıtılır, civanın buharlaşması ve iyonlaşarak tüp içine dağılması sağlanır. Ardından elektrodlar elektron yaymaya başlar. İki elektrod arasındaki potansiyel farkı (volt) ile elektronlar tüp içinde bir elektrodtan diğerine ve akış yönü sürekli değiştirilerek (AC frekans) yüksek hız ve yoğunlukta hareket etmeye başlar (elektron bombardımanı). Elektronlar civa iyonları ile çarpışarak enerji seviyelerini yükseltir. Civa iyonları aldıkları enerjiyi 254 nm dalgaboylu UV-C ışınları yayarak deşarj ederler.

Başarılı bir UV lamba en az elektrik enerjisi harcayarak en fazla miktarda UV ışını üretmeli ve mümkün olan en uzun süre hizmet etmelidir. Ayrıca lambanın yaydığı ışın spektrumu “monokromatik” olmalı yani sadece 254 nm dalgaboylu ışınlar üretmelidir (Şekil-4). Daha geniş spektrumda 200 nm ile 400 nm aralığında UV ışınları üreten “polikromatik” UV lambalar da mevcuttur. Ancak aşırı enerji tüketimleri ve 240 nm altı ışınların oluşturduğu yan etkiler nedeniyle bu tür UV lambaların içme suyu arıtımında kullanımı sınırlıdır.

 

UV DEZENFEKSİYON CİHAZLARI

UV reaktörü: İçinde UV lamba(lar) yer alır. Suyla direkt temastan korumak için her UV lamba ayrı bir koruyucu kuvars tüp içindedir. UV reaktörü içinden akan su, lambalardan yayılan UV ışınlarına maruz kalmaktadır. Başarılı bir dezenfeksiyon için UV reaktörünün tasarımı ve lamba yerleşimi çok önemlidir.

Elektrik/Kontrol panosu: UV lambaları çalıştıran güç kaynaklarını (balast) ve cihazın fonksiyonlarının kontrolü/izlenmesi için gerekli elektrik/elektronik donanımları içerir. Ana enerji beslemesi bu panoya yapılır, UV lamba ve sensörlerin enerjileri panodaki özel kablolar üzerinden UV reaktörüne aktarılır.

UV sensörü: UV lambalardan yayılarak suya ulaşan UV ışın şiddetini ölçer. Ölçülen değer panodaki göstergeden eşzamanlı izlenebilir. Cihazın veriminin takibi açısından önemlidir.

 

DEZENFEKSİYON GÜCÜNÜN ÖLÇÜSÜ : “UV DOZU”

Mikroorganizmaların UV ışınları ile nasıl etkisiz hale getirildiğini ve bu teknolojinin ancak özel tasarım UV cihazları yardımıyla uygulanabileceğini açıkladık. Ancak pratik uygulama noktasında UV cihazlarının su debisine bağlı dezenfeksiyon gücünün sayısal bir değer olarak verilmesi gerekir. Bu sayısal değer “UV dozu” olarak adlandırılır ve ölçüsü “Joule/m2”dir. BİR UV CİHAZININ SUYA VERECEĞİ UV DOZU, İÇİNDEN AKAN SUYUN DEBİSİ ARTTIKÇA DÜŞER, AZALDIKÇA YÜKSELİR.

UV cihazının doğru seçimi için hedef alınan mikroorganizmanın hangi UV dozu ile etkisiz hale getirileceğinin bilinmesi gerekir. Aşağıda Tablo-1’de çeşitli mikroorganizmaların UV dozuna bağlı giderim oranları verilmektedir. Örneğin “Hepatit A” virüsüne karşı %99,99 oranında giderim sağlamak için seçilen UV cihazının kullanım noktasındaki su kalitesi ve pik debisine göre suya en az 300 J/m2 UV dozu vermesi gerektiği tablodan görülebilir. Ek bilgi olarak, yapılan çalışmalar göstermiştir ki, 400 J/m2 UV dozu ile hemen hemen tüm patojen mikroorganizmaları %99,99 oranında gidermek mümkündür. Bu nedenle UV cihazı seçiminde emniyetli tarafta kalmak için UV dozu en az 400 J/m2 olarak tercih edilmelidir.

 

Tablo 2. Patojenlerin Giderimi İçin Gerekli UV Dozları

 

Patojen Mikroorganizma

Giderim için gerekli asgari UV dozları (J/m2)

%90

%99

%99,9

%99,99

Cryptosporidium oocysts

-

100

190

350

Vibrio cholerae

65

110

180

300

Escherichia coli O157:H7

15

28

41

56

Salmonella typhimurium

80

118

152

195

Hepatitis A virus

55

140

220

300

Poliovirus Type 1

60

140

230

300

Coxsackie B5 virus

69

140

220

300

Rotavirus SA11

71

150

240

365

Corynebacterium Diphtheriae

-

-

65

125

Sarcina Lutea

-

-

265

350

 

Bir UV cihazının sağlayabileceği UV dozu temelde aşağıdaki parametrelere bağlıdır:

Reaktördeki UV ışın yoğunluğu: UV reaktörü içinde “ortalama UV ışın yoğunluğu” yeterince yüksek seviyede olmalı ve mümkün olduğunca homojen bir şekilde dağılmalıdır. UV ışın yoğunluğu, birim yüzey alana düşen UV-C254nm enerjisidir ve W/m2 birimiyle ölçülür. Merkezi tek UV lambalı bir cihazın reaktör enkesiti düşünülürse (Şekil-7), UV lambaya yaklaştıkça UV ışın yoğunluğu artarken, uzaklaştıkça azalır. Lambadan en uzak nokta olan UV reaktörü cidarında UV ışın yoğunluğu en düşüktür.

UV sensör - Kuvars cam - UV reaktörü - UV lamba

UV ışın yoğunluğu UV reaktöründen akan suyun kalitesine de bağlıdır. Kıyasla daha kirli bir suda UV ışınları kısa mesafelerde enerjisini kaybedeceğinden ortalama UV ışın yoğunluğu temiz su şartlarına göre daha düşük olacaktır.

Temas süresi: UV reaktörü içinden akan suyun reaktör içinde yeterince kalması, böylece mikroorganizmaların UV ışınlarına “yeterli süreyle temas etmesi” gerekir. Bu nedenle reaktörde ihtiyaca uygun net hacim bulunmalıdır. Temas süresi “saniye” cinsinden belirtilir. Dezenfeksiyon için, UV ışın yoğunluğundan bağımsız, en az 1 saniye temas süresi gereklidir denilebilir.

UV dezenfeksiyon gücü için ana ölçü olan “UV dozu” yukarıda açıklanan iki parametre ile hesaplanır:

UV dozu [Joule/m2] = UV ışın yoğunluğu [Watt/m2] x Temas süresi [saniye]

UV dozu birimi J/m2 = 0,1 mJ/cm2 = 100 mikroWatt-s/cm2 olarak birbirine dönüştürülebilen çeşitli

şekillerde gösterilebilir.

Eğer yeterli UV dozu uygulanmazsa, UV cihazı çıkışından alınan su numunelerinde önce “öldüğü” görülen bazı mikroorganizmaların sonradan DNA’larını enzimler yoluyla onararak tekrar “canlandığı” gözlenmiştir. Bu olaya “fotoreaktivasyon” adı verilmiştir. Yapılan araştırmalar, 40.000 mikroWatt- s/cm² (= 400 J/m2) UV dozunun fotoreaktivasyon ihtimalini ortadan kaldırdığını göstermiştir. Fotoreaktivasyon sorununa karşı için UV cihazlarının en az 400 J/m2 UV dozu verebilecek şekilde seçilmesi gerekir.

Örneğin, içinde “ortalama” 100 W/m2 UV ışın yoğunluğu olan bir UV reaktörü kabul edelim. Reaktörün net hacmi 90 lt olsun. Bu reaktörden 108 m3/h (= 30 lt/sn) debiyle su geçirilirse, su reaktörde “ortalama” 3 saniye kalmış olacak ve suya uygulanan UV dozu 100 W/m2 x 3 sn = 300 J/m2 olacaktır. Aynı reaktörden 81 m3/h (= 22,5 lt/sn) debiyle su geçirilirse bu kez su reaktörde 4 saniye kalmış olacak ve suya uygulanan UV dozu 100 W/m2 x 4 sn = 400 J/m2 olacaktır. Daha önce belirtildiği gibi, bir UV cihazının suya vereceği UV dozu, içinden akan suyun debisiyle ters orantılıdır.

Bu basitleştirilmiş UV dozu hesabı, konunun daha kolay anlaşılabilmesi amacıyla verilmiştir. Gerçek şartlarda UV dozu hesabı çeşitli değişkenlere bağlıdır ve özel matematiksel modelleme teknikleri ile hesaplanır. Buna ilişkin bilgiler Şekil-8’de verilmektedir.

Su kalitesi => UV ışın geçirgenliği ve UV dozu ilişkisi

Şekil-8’de görüldüğü gibi, UV reaktöründeki UV ışın yoğunluğu (W/m2), kullanılan UV lambanın ışın üretim verimi ile birlikte suyun UV ışın geçirgenliği (“UV-Transmission(1cm) @ 254nm” veya kısaca “UV-T(1cm)”) değerine bağlıdır. UV-T(1cm)parametresi, 1 cm kalınlığındaki suyun 254 nm dalgaboylu UV-C ışınlarını hangi oranda geçirebildiğini gösterir. 254 nm’ye ayarlanmış bir spektrofotometre ile ölçülebilir (Şekil-9), yaygın kullanılan birimi “%”dir.

 

Bir UV cihazında UV-C ışın kaynağı UV lambadır ve lambadan yayılan ışının yoğunluğu koruyucu kuvars cama kadar sabit kabul edilebilir. Ama ışınların su içine girdikten sonra ne kadar ilerleyebileceği ve ilerlerken gücünden ne oranda kaybedeceği suyun UV-T(1cm) değerine bağlıdır (Şekil-10).

Bir UV cihazının, UV-T(1cm) değeri %98 olan çok temiz bir sudaki verimi (suya verdiği UV dozu) ile UV- T(1cm) değeri < %80 olan daha kirli bir sudaki verimi arasında büyük farklar oluşacaktır. UV geçirgenlik değerine göre suların basit bir sınıflandırması ve UV kullanımına uygunluğu aşağıda Tablo-2’de verilmektedir.

 

Tablo 2. UV-T(1cm) Değerine Göre Sınıflandırılma

 

UV-T(1cm)değeri

UV kullanımına uygunluk

Örnek su kalitesi

%99 - %96

Mükemmel

Demineralize su (iletkenlik <100 µS/cm)

%96 - %92

Çok uygun

Doğal kaynak suyu, içme suyu

%92 - %86

Uygun (cihaz seçiminde dikkat edilmeli)

Yeraltı suları, deniz suyu

%86 - %75

Uygun (cihaz seçiminde dikkat edilmeli, özel dizayn UV cihazları kullanılmalı)

Kirlenmiş yüzeysel sular, yüksek organik madde ve/veya iletkenliğe sahip (>2000 µS/cm) yeraltı suları

%75 - %50

Kısmen uygun (mutlaka özel dizayn UV cihazları kullanılmalı)

Arıtılmış ve filtrelenmiş atıksular

< %50

Uygun değil (çok spesifik UV cihazları ile dezenfeksiyon mümkün olabilir)

Atıksular, meyve suları

 

Örnek bir UV cihazının farklı UV-T(1cm) değerine sahip sular için, 400 J/m2 UV dozu ile dezenfekte edebileceği su debileri Grafik-1’de görülmektedir.

 

Örneğin, UV-T(1cm) değeri yaklaşık %98 olan çok temiz bir su 400 J/m2 UV dozu ile dezenfekte edilecekse, bu cihaz 45 m3/h debi ile işletilebilir. Ancak aynı cihaz UV-T(1cm) değeri yaklaşık %86 olan düşük kalite bir su için kullanılacaksa, kapasite 25 m3/h değerine düşecektir.

 

UV REAKTÖR TASARIMI

UV reaktörü tasarımı büyük önem taşır (su giriş-çıkış yerleri ve çapları, UV lamba yerleşimi, türbülatörler, v.b.). Suyun bir kısmının reaktör içinden hızla akıp gitmesini, yani kısa devreyi önlemeli; bununla birlikte suyun UV ışın yoğunluğunun yüksek olduğu lambaya yakın bölgelerde mümkün olan en uzun süre kalmasını sağlamalıdır.

Şekil-11’de dizaynı uygun olmayan bir UV reaktöründe oluşan kısa devre görüntülenmektedir. Sarı ve kırmızı renkli bölgeler > 3 m/sn ile akışın en hızlı olduğu kısımlardır. O bölgelerdeki su damlacıkları yeterli süreyle UV ışınlarına maruz kalamayacak, diğer bir deyişle düşük UV dozu alacaklardır. Bu nedenle taşıdıkları olası mikroorganizmalar UV cihazını “canlı” terk edebilecektir. Sonuç, başarısız bir UV dezenfeksiyonu uygulamasıdır.

Şekil-12’de verilen üç lambalı bir UV reaktör enkesitinde UV ışın yoğunluğu dağılımı görülmektedir. Bu UV reaktörü tasarımı, akan suyu UV ışın yoğunluğunun en yüksek olduğu koyu mavi alanlara doğru yönlendirecek şekilde olmalıdır.

 

UV CİHAZINDA UV DOZUNUN İLERİ TEKNİKLERLE HESAPLANMASI VE DOĞRULANMASI

UV cihazının suya uygulayacağı UV dozu, üç boyutlu matematiksel modelleme teknikleri ile tasarım aşamasında hesaplanır. Bunlardan en yaygını “PSS - Point Source Summation” metodudur. Bu metodta belirli sayıda su zerreciğinin faklı su debilerinde UV reaktörü içinde izleyecekleri yol özel yazılımlar yardımıyla dijital olarak canlandırılır ve maruz kaldıkları UV dozu belirlenir. Bu değerlerin ortalaması “hesaplanmış UV dozu” (calculated UV dose) olarak adlandırılır. Metodun hata payı günümüz bilgisayar teknolojisiyle bile oldukça yüksektir.

UV cihazının “gerçek performansının” belirlenmesi, diğer bir deyişle “hesaplanmış UV dozunun” düzeltilmesi/doğrulanması “Biodozimetrik UV doz testi” ile gerçekleştirilir. Dünyada bu testleri yapmaya yetkili özel kuruluşlar bulunmaktadır (örneğin alman “DVGW”). UV cihazı biodozimetrik test laboratuvarlarında gerçek şartlarda test edilir (Şekil-13). Bu testlerde, UV dozuna bağlı ölüm eğrisi önceden belirlenmiş dirençli mikroorganizmalar kullanılır (örneğin “B.subtilis”). Belirli konsantrasyonda bu mikroorganizmaları içeren sular UV cihazına beslenerek çıkış suyundaki mikroorganizma giderimi sürekli izlenir. Testler farklı su debileri ve UV-T(1cm) değerleri ile tekrarlanır.

Elde edilen test sonuçlarına göre UV cihazının gerçek dezenfeksiyon verimi tablo haline getirilir ve sertifikalandırılır. Şekil-14’de bu şekilde test edilmiş bir UV cihazının su debisi ve UV-T(1cm) değerine bağlı UV dozu tablosu görülmektedir.

DOĞRU BİR UV CİHAZINDA OLMASI GEREKEN GENEL ÖZELLİKLER

1.Yeterli kalite ve yoğunlukta UV-C ışını üretimi. UV lambanın UV-C üretim gücü çok önemlidir. Bununla birlikte lambanın sadece 250-260 nm aralığında ışın üretmesi, daha kısa veya uzun dalgaboylu ışınlar üretmemesi istenir. Bu tür UV ışınları nitrat’ı nitrit’e dönüştürmek, alg oluşumunu hızlandırmak gibi istenmeyen yan etkiler oluşturur ve aşırı ısı yayarlar. Ayrıca, lambanın ömrü boyunca sağlıklı çalışabilmesi için lambaya uygun tasarlanmış enerji besleme sistemi (balast) kullanılmalıdır.

2.Su sıcaklığından etkilenmeyen dezenfeksiyon performansı. Kullanılan UV lambanın geniş bir su sıcaklığı aralığında hemen hemen stabil bir verimle çalışması istenir. Mevsimsel değişiklik gösteren su sıcaklıklarında güvenli bir dezenfeksiyon verimine ulaşmak için bu durum büyük önem taşır.

3.Yüksek UV dozu. Patojen bir çok mikroorganizma için 10.000 - 25.000 mikroWatt-s/cm² (=100-250 J/m2) UV dozu yeterli oluyorsa da; virüslere, sporlara, parazitlere ve “fotoreaktivasyon” ihtimaline karşı UV cihazlarının seçiminde en az 400 J/m2 UV dozu esas alınmalıdır.

4.Test edilmiş sertifikalı cihaz. Dezenfeksiyon verimi test edilmiş bir cihaz kullanmak, yetersiz kapasite nedeniyle oluşacak ciddi riskleri minimize edecektir. Ayrıca farklı üretici ve modellerin kıyaslanması durumunda haksız rekabetin önüne geçilecektir.

5.UV sensörü. Sadece 254 nm dalgaboyuna duyarlı alması gereken bu sensörler, UV reaktörü cidarında yer alır. Böylece UV lambaya en uzak noktadaki “minimum UV ışın yoğunluğunu” sürekli olarak ölçer, yeterli yoğunluğu bulamazsa alarm verir ve/veya girişteki otomatik vanayı kapatarak su geçişini durdurabilir. Kullanılan UV sensörün ilgili standartlara uygun olması gerekir.

6.UV lambaların izlenmesi. UV cihazının tam olarak kontrolü için UV sensörü yanında (özellikle birden fazla UV lamba içeren cihazlarda) her bir UV lambanın ayrı olarak izlenmesi ve çalışıp çalışmadığının kontrol edilmesi gerekir. Çoklu UV lambalı cihazlarda tek bir lambanın sönmesi bile dezenfeksiyon performansını önemli orandadüşürebilir.

7.Malzeme ve imalat kalitesi. UV cihazı imalatında kullanılan malzeme kalitesi önemsenmelidir. UV reaktörü kaliteli çelikten (en az AISI-316) ve uygun kaynak / polisaj teknikleri ile imal edilmelidir. Kuvars camlar uzun ömürlü ve yüksek UV-C geçirgenliğine sahip olmalıdır. Ayrıca sızdırmazlık parçaları (contalar, oringler, v.b.) gıda kalitesinde olmalıdır. Elektrik panosu ve kablolar ilgili standartlara ve çalışma ortamına uygun seçilmelidir.

 

UV CİHAZI İÇİN EN UYGUN MONTAJ VE İŞLETME ŞEKLİ

UV teknolojisinde dezenfeksiyon işlemi ışınlar yardımıyla sağlanır. UV-C (254nm) ışınları suda kalıcı değildir, kimyasal dezenfektanlar gibi bakiye bırakmaz. UV ile dezenfekte edilmiş su bir depoda bekletildiğinde dışarıdan bulaşabilecek mikroorganizmalar ile tekrar sağlıksız duruma gelebilir. UV dezenfeksiyonu uygulanırken bu durum göz önüne alınmalı, UV cihazı mümkün olduğunca su  kullanım noktasına en yakın noktalara yerleştirilmelidir.

UV cihazı, su hattından geçen “pik su debisine” göre seçilmelidir. Ortalama debiye göre seçilen UV cihazları pik debi geçtiği anlarda yetersiz kalacaktır.

UV ışınlarının mikroorganizmaları etkisiz hale getirmesi için bu canlıların UV ışınlarına karşı “korunmasız” ve "kalkansız" olarak suda bulunmaları istenir. Suda aşırı partikül yani askıda katı  madde mevcutsa UV dezenfeksiyon verimi düşer. Mikroorganizmalar (virüs, patojen, korona virüs COVID-19, bakteri) bu partiküllerin içine yerleşebilir ve UV ışınlarından kaçabilirler. AKM yüksek ise UV cihazı öncesinde uygun bir filtrasyon uygulanması verimi arttırır.

Not : Askıda Katı Madde (AKM) miktarının > 20 mg/l olduğu veya UV-T(1cm) değerinin %30’un altında olduğu düşük kalite sularda bile dezenfeksiyon yapabilecek özel dizayn UV sistemleri bulunmaktadır. Ancak yapılan araştırmalar, bu tip özel UV cihazları için bile sudaki partikül büyüklüğünün 30 µm (mikron) üzerinde olmaması gerektiğini göstermektedir.

Demir, mangan, organik bileşikler gibi “su içinde çözünmüş” maddeler de UV ışınlarını absorbe ederek UV ışın yoğunluğunu düşürür. Çözünmüş madde miktarı yüksek olan ama çıplak gözle bakıldığında “berrak” gibi duran bir suyun UV-T(1cm) değeri düşük çıkabilir. Bu nedenle UV uygulamasından önce suyun UV geçirgenlik ve bulanıklık analizlerinin yapılması ileride sorun yaşamamak için önemlidir.

ÖRNEK UV UYGULAMALARI:

Depoda bekleyen ön arıtmadan geçmiş temiz su pompa ile kullanıma verilirken, pompa basış hattı üzerine UV cihazı takılabilir.

Doğal kaynak suyu veya maden suyu şişeleme tesislerinde son filtrasyondan sonra (dolumdan önce) UV cihazıkullanılabilir.

İlaç, kozmetik, elektronik gibi sanayilerde saf suların kullanımından önce UV dezenfeksiyonu uygulanabilir.

Aktif karbon filtreler ve reçineli su yumuşatma cihazları gibi “bakteri üretmeye müsait” olan cihazlardan sonra ve/veya önce UV dezenfeksiyonu uygulanabilir.

Sıcak su hatlarında kimyasal dezenfektanlar (klor, ozon, v.b.) etki gösteremediğinden “lejyoner” gibi tehlikeli mikroorganizmalara karşı UV dezenfeksiyonu kullanılabilir. Burada seçilecek UV cihazının sıcak suya (>45 C) uygun olması şarttır.

Klora karşı dayanım kazanmış çeşitli parazitler sularda bulunabilir (örneğin “cryptosporidium”). Bu nedenle güvenlik açısından klorlamaya ek olarak UV cihazı kullanılabilir.

Hastahanelerde dializ sistemleri için ters ozmos cihazı ile üretilen suyun dializ cihazlarına giderken UV ile dezenfekte edilmesi şarttır.

Membran sistemleri (ters ozmos gibi) öncesinde UV kullanılarak membranlar üzerinde bakteri üremesi kaynaklı tıkanma sorunu (biofouling) önlenebilir.

Atıksuların biyolojik arıtılmasından sonra, doğal ortama verilmeden önce UV ile dezenfeksiyonu yapılabilir. Bu sular geri kazanım veya sulama amaçlı kullanılabilir.

Özel tasarım UV cihazları ile şeker şurubu veya ışın geçirgenliği düşük meyve suları (elma suyu gibi) dezenfekteedilebilir.

 

UV CİHAZI KULLANIMININ AVANTAJLARI

  • Çevre dostudur, kimyasal kullanmadan dezenfeksiyon sağlar;

  • Su içine herhangi bir kimyasal verilmediği için suyun kimyasal özelliğini (iletkenlik, pH gibi) değiştirmez;

  • Suda kanserojen yan ürünler oluşturmaz (klor veya klorlu dezenfektanlar kullanıldığında “THM

- Trihalometanlar” olarak adlandırılan kanserojen bileşikler oluşmaktadır)

  • Yeterli UV dozu (> 400 J/m2) sağlandığında tüm mikroorganizmalar (virüs, patojen, korona virüs COVID-19, bakteri) üzerinde etkilidir;

  • Suyun sıcaklığı veya pH değerinden bağımsız olarak dezenfeksiyon yapar

  • Dezenfeksiyon süresi çok hızlıdır, genelde 5 saniyeden az. Bu nedenle kimyasal maddeler ile dezenfeksiyonda gerekli uzun temas süresini temin eden büyük temas tanklarına ihtiyaç yoktur;

  • Tehlikeli kimyasallarla çalışma sorunu yoktur, işleticilere zarar verme riski olmayan bir yöntemdir (ancak direkt UV ışınının çıplak göze ve cilde çok zararı vardır, UV dezenfeksiyon cihazının bakımı sırasında UV lambaları mutlakakapatılmalıdır);

  • İşletme maliyeti alternatif teknolojilere kıyasla düşüktür;

  • Basit işletme, kontrol ve bakım imkanı sağlar;

  • Kimyasal maddeler ile dezenfeksiyona kıyasla satın alma, nakliye, depolama, kalite kontrol gibi işletme yükleri yoktur.

UV'nin su içinde herhangi bir bakiye bırakmaması yukarıda bir avantaj olarak sayılmasına karşın, bazı uygulamalar için aynı özellik UV'nin bir dezavantajı olmaktadır. Bu özelliği nedeniyle UV teknolojisi şehir şebeke suyu dezenfeksiyonunda genellikle tek başına kullanılmaz. UV dezenfeksiyonundan sonra su içinde bakteri öldürücü bir ajan kalmadığından suyun iletildiği ve depolandığı yerlerde tekrar ortamdan bakteri alması ve kirlenmesi mümkündür. Bu durumda şebeke koruması için UV’den sonra düşük miktarda klor veya klordioksit dozajı yapılması uygundur.

 

UV CİHAZLARINDA KONTROL VE BAKIM

UV sensörü ve UV lamba kontrolü bulunan UV cihazlarının fonksiyon kontrolu kolaylaşır. Bu tür cihazlarda sensörün doğru çalıştığının kontrol edilmesi daha önemlidir. UV cihazları kullanımı basit cihazlar olup fazla bakım gerektirmezler. Ancak UV lambalarının ömrü sınırlıdır ve zamanı gelince mutlaka yenilenmelidir. Aksi halde yeterli UV ışını üretemeyecek ve cihaz dezenfeksiyon işlemini yerine getiremeyecektir. UV sensörlü cihazlar reaktördeki UV ışın yoğunluğunu sürekli izlediğinden lamba değişim zamanını en doğru şekilde belirler ve işletmeciyi uyarır.

UV cihazlarında diğer bir önemli nokta, koruyucu kuvars camların temizliğidir. Su içindeki çözünmüş maddeler (kireç, demir-mangan, organik bileşikler, v.b.) kuvars cam üzerine zamanla tutunacak ve bir kir tabakası oluşturacaktır. Eğer bu kir tabakası temizlenmezse UV lambanın ürettiği ışınlar suya giderek daha az ulaşacaktır. UV sensörü bu noktada yine önemli bir görev üstlenir. Kirlenen kuvars cam nedeniyle reaktörde UV ışın yoğunluğu azalacaktır. UV sensörü bunu tesbit edecek, kritik değere düştüğünde işletmeciyi alarm vererek uyaracaktır. Sık kuvars cam temizliği gerektiren çok kirli sularda “mekanik silicili” UV cihazları tercih edilmelidir. Bu tür silici donanımlarının “tam otomatik” olması tavsiye edilir. Manuel silicilerde temizleme sıklığı ve hızı işletmecinin “keyfine” kaldığından verimsiz olur. En etkili kuvars cam temizliği ise “kimyasal temizleme” metodudur. UV reaktöründe sirküle edilecek seyreltik asit ile hem kuvars camlar hem de UV reaktörü iç cidarı temizlenebilmektedir. Silicili UV cihazlarında bile en az senede bir kez kimyasal temizleme uygulanmalıdır.

 

KAYNAKLAR

  1. Hoyer, O. (2000) The Status of UV Technology in Europe. IUVA News, Volume 2 / No. 1, 22 - 27

  2. Kolch, A. (1999) Disinfecting Drinking Water with UV Light. Pollution Engineering, 10/99

  3. Hoyer, O. (1998) Testing performance and monitoring of UV systems for drinking water disinfection. Water Supply, Vol. 16, Nos 1-2, 419-442

  4. EC Drinking Water Directive (1998)

  5. ÖNORM m5873-1-2001-03-01, Plants for the disinfection of water using ultraviolet radiation,

Requirements and testing, Low pressure mercury lamp plants

  1. Meese,W. (2003) Safe UV disinfection with a fluence of 400 J/m2 – also taking account of photoreactivation effects

  2. U.S. Environmental Protection Agency – Office of Water (2003) Draft Ultraviolet Disinfection Guidance Manual, EPA 815-D-03-007

  1. Internet - Trojan UV (www.trojanuv.com)

  2. Internet - Wedeco UV (www.wedecoag.com)

Diğer Ürünler

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakultesi
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Arkas Lojistik
Ülker
Stackpole International
Başkent Üniversitesi
Burcu Gıda
Arçelik
pladis
polin
Karşıyaka belediyesi
saski
Janoschka
Feka inşaat
ASM Arıtma
Petlas
Koç Holding
Double Tree Hilton
Chanel
kansai
doktas
hamidiyesu
gubretas
tat
ozdilek
volt motor
Sağlık Bakanlığı
Türk Tuborg
İskenderun Demir Çelik
SOCAR
Petkim
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası
Tree Top Hospital
Tukaş
Schneider Electric
aSAY
Form grup
Yapı Merkezi
ADEC
ORMA Ormancılık
kaplanlar soğutma
Çemsan
Otokoç
Rixos
Key Otel
Kızılay
Hava Eğitim Komutanlığı
Abalı Yağ
Akdeniz Kimya
Yaşar Üniversitesi
Asaş
pakmaya
sahil_guvenlik_komutanligi
zorlu_holding